İnşikak Suresi Elmalılı Hamdi Yazır Meali (İnşikâk Sûresî)

إِذَا السَّمَاءُ انْشَقَّتْ. (١)

1-) Gök yarıldığı,

وَأَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْ. (٢)

2-) Rabbini dinleyip kendisine yaraşır şekilde boyun eğdiği vakit,

وَإِذَا الْأَرْضُ مُدَّتْ. (٣)

3-) Yer uzatılıp düzlendiği,

وَأَلْقَتْ مَا فِيهَا وَتَخَلَّتْ. (٤)

4-) İçinde ne varsa attığı ve tamamen boşaldığı

وَأَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْ. (٥)

5-) Ve Rabbini dinleyip kendisine yaraşır şekilde boyun eğdiği vakit,

يَا أَيُّهَا الْإِنْسَانُ إِنَّكَ كَادِحٌ إِلَى رَبِّكَ كَدْحًا فَمُلَاقِيهِ. (٦)

6-) Ey insan! Kuşkusuz sen Rabbine doğru çaba üstüne çaba sarfetmektesin, nihayet O'na varacaksın.

فَأَمَّا مَنْ أُوتِيَ كِتَابَهُ بِيَمِينِهِ. (٧)

7-) O vakit kitabı sağ eline verilen,

فَسَوْفَ يُحَاسَبُ حِسَابًا يَسِيرًا. (٨)

8-) Kolay bir hesapla hesaba çekilecek,

وَيَنْقَلِبُ إِلَى أَهْلِهِ مَسْرُورًا. (٩)

9-) Ve sevinçli olarak ailesine dönecektir.

وَأَمَّا مَنْ أُوتِيَ كِتَابَهُ وَرَاءَ ظَهْرِهِ. (١٠)

10-) Ama kitabı arkasından verilen,

فَسَوْفَ يَدْعُو ثُبُورًا. (١١)

11-) "Yetiş ey ölüm!" diye bağıracak

وَيَصْلَى سَعِيرًا. (١٢)

12-) Ve alevli ateşe girecektir.

إِنَّهُ كَانَ فِي أَهْلِهِ مَسْرُورًا. (١٣)

13-) Çünkü o ailesi içinde sevinçli idi.

إِنَّهُ ظَنَّ أَنْ لَنْ يَحُورَ. (١٤)

14-) Hiç Rabbine dönmeyeceğini sanmıştı.

بَلَى إِنَّ رَبَّهُ كَانَ بِهِ بَصِيرًا. (١٥)

15-) Hayır Rabbi onu görmekte idi.

فَلَا أُقْسِمُ بِالشَّفَقِ. (١٦)

16-) Şimdi, yemin ederim o şafağa,

وَاللَّيْلِ وَمَا وَسَقَ. (١٧)

17-) Geceye ve içinde barındırdığı şeylere,

وَالْقَمَرِ إِذَا اتَّسَقَ. (١٨)

18-) Derlendiği zaman o aya,

لَتَرْكَبُنَّ طَبَقًا عَنْ طَبَقٍ. (١٩)

19-) Ki, siz elbette halden hale geçeceksiniz.

فَمَا لَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ. (٢٠)

20-) Böyleyken onlar neden acaba iman etmezler?

وَإِذَا قُرِئَ عَلَيْهِمُ الْقُرْآنُ لَا يَسْجُدُونَ. (٢١)

21-) Karşılarında Kur'ân okunduğu vakit secde etmezler?

بَلِ الَّذِينَ كَفَرُوا يُكَذِّبُونَ. (٢٢)

22-) Aksine o nankörler yalanlıyorlar.

وَاللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا يُوعُونَ. (٢٣)

23-) Oysa Allah içlerinde sakladıklarını biliyor.

فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ أَلِيمٍ. (٢٤)

24-) Onun için onlara elem verici bir azabı müjdele.

إِلَّا الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ. (٢٥)

25-) Ancak iman edip iyi ameller işleyenler başkadır. Onlara tükenmez bir ecir vardır.

Diğer Sitelerimiz



Arapça Latin harf Arapça okumada zorluk çekenlere kolaylık olması açısından konulmuştur. En kısa zamanda ses dosyaları da eklenecektir.

İletişim