ÖNEMLİDİR - LÜTFEN OKUYUNUZ
Selamlar ben Ferdi Korkmaz, Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Herkesin Arapça öğrenmesi mümkün olmadığından çoğunlukla sureler Türkçe yazılıştan ezberlenmektedir. Bu da bir çok yanlış okumaya sebep olmaktadır. Surelerin Türkçe yazılışlarını Türkçeye en yakın olabilecek şekilde çevirmeye çalıştım. Lütfen her harf nasıl yazıldıysa yazıldığı gibi okumaya özen gösteriniz. Türkçe yazılıştan okurken ses ile takip ederek okumaya çalışırsanız daha doğru şekilde öğrenmiş olursunuz.
Bu videoyu hazırlarken çok fazla ayrıntıya dikkat ederek hazırladım. Bu videoyu lütfen paylaşın. Eşiniz ve çocuğunuza izletin yanlışları var ise düzeltmesine vesile olmuş olun. Mutlaka herkesin yanlış okuduğu bir yer vardır. Kendinizi bu video sayesinde test etmiş olun.
Tekrardan Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Teşekkürler...

İnfitar Suresi (İnfitâr Sûresî) okunuşu ve anlamı

إِذَا السَّمَاءُ انْفَطَرَتْ (١)

1-)

Diyanet: Gök yarıldığı zaman,

Diyanet Vakfı: Gökyüzü yarıldığı zaman,

E. Hamdi Yazır: Gök çatladığı vakit,

وَإِذَا الْكَوَاكِبُ انْتَثَرَتْ (٢)

2-)

Diyanet: Yıldızlar saçıldığı zaman,

Diyanet Vakfı: Yıldızlar döküldüğü zaman,

E. Hamdi Yazır: Yıldızlar döküldüğü vakit,

وَإِذَا الْبِحَارُ فُجِّرَتْ (٣)

3-)

Diyanet: Denizler kaynayıp fışkırtıldığı zaman,

Diyanet Vakfı: Denizler birbirine katıldığı zaman,

E. Hamdi Yazır: Denizler yarılıp akıtıldığı vakit,

وَإِذَا الْقُبُورُ بُعْثِرَتْ (٤)

4-)

Diyanet: Kabirlerin içindekiler dışarı çıkarıldığı zaman,

Diyanet Vakfı: Kabirlerin içindekiler dışarı çıkarıldığı zaman,

E. Hamdi Yazır: Kabirlerin içi dışına getirildiği vakit,

عَلِمَتْ نَفْسٌ مَا قَدَّمَتْ وَأَخَّرَتْ (٥)

5-)

Diyanet: Herkes yaptığı ve yapmadığı şeyleri bilecek.

Diyanet Vakfı: İnsanoğlu (yapıp) gönderdiklerini ve (yapamayıp) geride bıraktıklarını bir bir anlar.

E. Hamdi Yazır: Herkes neyi önünden gönderdiğini ve neyi geri bıraktığını bilir.

يَا أَيُّهَا الْإِنْسَانُ مَا غَرَّكَ بِرَبِّكَ الْكَرِيمِ (٦)

6-)

Diyanet: Ey insan! Seni yaratan, şekillendirip ölçülü yapan, dilediği bir biçimde seni oluşturan cömert Rabbine karşı seni ne aldattı?

Diyanet Vakfı: Ey insan! İhsanı bol Rabbine karşı seni aldatan nedir?

E. Hamdi Yazır: Ey insan! İhsanı bol Rabb'ine karşı seni aldatan nedir?

الَّذِي خَلَقَكَ فَسَوَّاكَ فَعَدَلَكَ (٧)

7-)

Diyanet: Ey insan! Seni yaratan, şekillendirip ölçülü yapan, dilediği bir biçimde seni oluşturan cömert Rabbine karşı seni ne aldattı?

Diyanet Vakfı: O Allah ki seni yarattı, seni düzgün ve dengeli kılıp,ölçülü bir biçim verdi.

E. Hamdi Yazır: O Allah ki seni yarattı, seni düzgün yapılı kılıp ölçülü bir biçim verdi.

فِي أَيِّ صُورَةٍ مَا شَاءَ رَكَّبَكَ (٨)

8-)

Diyanet: Ey insan! Seni yaratan, şekillendirip ölçülü yapan, dilediği bir biçimde seni oluşturan cömert Rabbine karşı seni ne aldattı?

Diyanet Vakfı: Seni istediği her hangi bir şekilde parçalardan oluşturdu.

E. Hamdi Yazır: Seni dilediği her hangi bir şekilde parçalardan oluşturdu.

كَلَّا بَلْ تُكَذِّبُونَ بِالدِّينِ (٩)

9-)

Diyanet: Hayır, hayır! Siz hesap ve cezayı yalanlıyorsunuz.

Diyanet Vakfı: Hayır! Siz yine de dini yalanlıyorsunuz.

E. Hamdi Yazır: Hayır hayır, siz cezayı yalanlıyorsunuz.

وَإِنَّ عَلَيْكُمْ لَحَافِظِينَ (١٠)

10-)

Diyanet: Hâlbuki üzerinizde muhakkak bekçiler, değerli yazıcılar vardır.

Diyanet Vakfı: Şunu iyi bilin ki üzerinizde bekçiler var,

E. Hamdi Yazır: Oysa üzerinizde koruyucular var.

كِرَامًا كَاتِبِينَ (١١)

11-)

Diyanet: Hâlbuki üzerinizde muhakkak bekçiler, değerli yazıcılar vardır.

Diyanet Vakfı: Değerli yazıcılar var,

E. Hamdi Yazır: Değerli yazıcılar

يَعْلَمُونَ مَا تَفْعَلُونَ (١٢)

12-)

Diyanet: Onlar yapmakta olduklarınızı bilirler.

Diyanet Vakfı: Onlar, yapmakta olduklarınızı bilirler.

E. Hamdi Yazır: Onlar, siz her ne yaparsanız bilirler

إِنَّ الْأَبْرَارَ لَفِي نَعِيمٍ (١٣)

13-)

Diyanet: Şüphesiz, iyiler Naîm cennetindedirler.

Diyanet Vakfı: İyiler muhakkak cennettedirler,

E. Hamdi Yazır: Kuşkusuz iyiler nimet içindedirler.

وَإِنَّ الْفُجَّارَ لَفِي جَحِيمٍ (١٤)

14-)

Diyanet: Şüphesiz, günahkârlar da cehennemdedirler.

Diyanet Vakfı: Kötüler de cehennemdedirler.

E. Hamdi Yazır: Kötüler de cehennemdedirler.

يَصْلَوْنَهَا يَوْمَ الدِّينِ (١٥)

15-)

Diyanet: Hesap ve ceza günü oraya gireceklerdir.

Diyanet Vakfı: Ceza gününde oraya girerler.

E. Hamdi Yazır: Ceza günü ona girecekler.

وَمَا هُمْ عَنْهَا بِغَائِبِينَ (١٦)

16-)

Diyanet: Onlar oradan kaybolup kurtulacak da değillerdir.

Diyanet Vakfı: Onlar (kâfirler) oradan bir daha da ayrılmazlar.

E. Hamdi Yazır: Onlar o cehennemin gözünden kaçamazlar.

وَمَا أَدْرَاكَ مَا يَوْمُ الدِّينِ (١٧)

17-)

Diyanet: Hesap ve ceza gününün ne olduğunu sen ne bileceksin?

Diyanet Vakfı: Ceza günü nedir bilir misin?

E. Hamdi Yazır: Ceza gününün ne olduğunu sen bilir misin?

ثُمَّ مَا أَدْرَاكَ مَا يَوْمُ الدِّينِ (١٨)

18-)

Diyanet: Evet, hesap ve ceza gününün ne olduğunu sen ne bileceksin?

Diyanet Vakfı: Evet, bilir misin? Nedir acaba o ceza günü?

E. Hamdi Yazır: Evet, bilir misin nedir acaba o ceza günü?

يَوْمَ لَا تَمْلِكُ نَفْسٌ لِنَفْسٍ شَيْئًا وَالْأَمْرُ يَوْمَئِذٍ لِلَّهِ (١٩)

19-)

Diyanet: O gün kimse kimseye hiçbir fayda sağlayamayacaktır. O gün buyruk, yalnız Allah'ındır.

Diyanet Vakfı: O gün hiçbir kimse başkası için bir şey yapamaz. O gün iş Allah'a kalmıştır.

E. Hamdi Yazır: O gün, hiç kimsenin başkası için hiçbir şeye sahip olamadığı gündür. O gün buyruk yalnız Allah'ındır.

Diğer Sitelerimiz



Arapça Latin harf Arapça okumada zorluk çekenlere kolaylık olması açısından konulmuştur. En kısa zamanda ses dosyaları da eklenecektir.

İletişim