Fecr Suresi Elmalılı Hamdi Yazır Meali (Fecr Sûresî)

وَالْفَجْرِ. (١)

1-) Andolsun fecre.

وَلَيَالٍ عَشْرٍ. (٢)

2-) On geceye (Zilhicce ayının ilk on gecesine).

وَالشَّفْعِ وَالْوَتْرِ. (٣)

3-) Çifte ve teke.

وَاللَّيْلِ إِذَا يَسْرِ. (٤)

4-) Gitmekte olan geceye.

هَلْ فِي ذَلِكَ قَسَمٌ لِذِي حِجْرٍ. (٥)

5-) Nasıl, bunlarda bir akıl sahibi için yemin var değil mi?

أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍ. (٦)

6-) Görmedin mi Rabbin ne yaptı Âd kavmine?

إِرَمَ ذَاتِ الْعِمَادِ. (٧)

7-) Sütunlar sahibi İrem'e?

الَّتِي لَمْ يُخْلَقْ مِثْلُهَا فِي الْبِلَادِ. (٨)

8-) Ki ülkeler içinde onun benzeri yaratılmamıştı.

وَثَمُودَ الَّذِينَ جَابُوا الصَّخْرَ بِالْوَادِ. (٩)

9-) Vâdide kayaları yontan Semud kavmine?

وَفِرْعَوْنَ ذِي الْأَوْتَادِ. (١٠)

10-) Kazıklar sahibi (güçlü, kuvvetli) Firavun'a?

الَّذِينَ طَغَوْا فِي الْبِلَادِ. (١١)

11-) Bunlar ülkelerde azmışlardı.

فَأَكْثَرُوا فِيهَا الْفَسَادَ. (١٢)

12-) Oralarda çok bozgunculuk yapmışlardı.

فَصَبَّ عَلَيْهِمْ رَبُّكَ سَوْطَ عَذَابٍ. (١٣)

13-) Bu yüzden Rabbin onların üstüne azap kamçısı yağdırdı.

إِنَّ رَبَّكَ لَبِالْمِرْصَادِ. (١٤)

14-) Kuşkusuz Rabbin her an gözetlemededir.

فَأَمَّا الْإِنْسَانُ إِذَا مَا ابْتَلَاهُ رَبُّهُ فَأَكْرَمَهُ وَنَعَّمَهُ فَيَقُولُ رَبِّي أَكْرَمَنِ. (١٥)

15-) Ama insan, her ne zaman Rabbi onu sınayıp da ikramda bulunur, nimet verirse, "Rabbim bana ikram etti." der.

وَأَمَّا إِذَا مَا ابْتَلَاهُ فَقَدَرَ عَلَيْهِ رِزْقَهُ فَيَقُولُ رَبِّي أَهَانَنِ. (١٦)

16-) Ama her ne zaman da sınayıp rızkını daraltırsa, o vakit de, "Rabbim beni zillete düşürdü." der.

كَلَّا بَلْ لَا تُكْرِمُونَ الْيَتِيمَ. (١٧)

17-) Hayır hayır, doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz.

وَلَا تَحَاضُّونَ عَلَى طَعَامِ الْمِسْكِينِ. (١٨)

18-) Birbirinizi yoksulu yedirmeye teşvik etmiyorsunuz.

وَتَأْكُلُونَ التُّرَاثَ أَكْلًا لَمًّا. (١٩)

19-) Oysa mirası öyle bir yiyorsunuz ki, haram-helal gözetmeden.

وَتُحِبُّونَ الْمَالَ حُبًّا جَمًّا. (٢٠)

20-) Malı öyle bir seviyorsunuz ki, yığmacasına.

كَلَّا إِذَا دُكَّتِ الْأَرْضُ دَكًّا دَكًّا. (٢١)

21-) Hayır hayır, yer birbiri ardınca sarsılıp dümdüz olduğu zaman,

وَجَاءَ رَبُّكَ وَالْمَلَكُ صَفًّا صَفًّا. (٢٢)

22-) Rabbinin emri gelip melekler sıra sıra dizildiği zaman,

وَجِيءَ يَوْمَئِذٍ بِجَهَنَّمَ يَوْمَئِذٍ يَتَذَكَّرُ الْإِنْسَانُ وَأَنَّى لَهُ الذِّكْرَى. (٢٣)

23-) Ki cehennem de o gün getirilmiştir. İşte o gün insan anlar. Fakat bu anlamanın ona ne yararı var?

يَقُولُ يَا لَيْتَنِي قَدَّمْتُ لِحَيَاتِي. (٢٤)

24-) "Keşke hayatım için bir şeyler yapıp gönderseydim." der.

فَيَوْمَئِذٍ لَا يُعَذِّبُ عَذَابَهُ أَحَدٌ. (٢٥)

25-) Artık o gün Allah'ın edeceği azabı kimse edemez.

وَلَا يُوثِقُ وَثَاقَهُ أَحَدٌ. (٢٦)

26-) Onun vuracağı bağı kimse vuramaz.

يَا أَيَّتُهَا النَّفْسُ الْمُطْمَئِنَّةُ. (٢٧)

27-) Ey, Rabbine, itaat edip huzura eren nefis!

ارْجِعِي إِلَى رَبِّكِ رَاضِيَةً مَرْضِيَّةً. (٢٨)

28-) Hem hoşnut edici, hem de hoşnut edilmiş olarak Rabbine dön.

فَادْخُلِي فِي عِبَادِي. (٢٩)

29-) Kullarımın arasına gir.

وَادْخُلِي جَنَّتِي. (٣٠)

30-) Cennetime gir.

Diğer Sitelerimiz



Arapça Latin harf Arapça okumada zorluk çekenlere kolaylık olması açısından konulmuştur. En kısa zamanda ses dosyaları da eklenecektir.

İletişim