ÖNEMLİDİR - LÜTFEN OKUYUNUZ
Selamlar ben Ferdi Korkmaz, Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Herkesin Arapça öğrenmesi mümkün olmadığından çoğunlukla sureler Türkçe yazılıştan ezberlenmektedir. Bu da bir çok yanlış okumaya sebep olmaktadır. Surelerin Türkçe yazılışlarını Türkçeye en yakın olabilecek şekilde çevirmeye çalıştım. Lütfen her harf nasıl yazıldıysa yazıldığı gibi okumaya özen gösteriniz. Türkçe yazılıştan okurken ses ile takip ederek okumaya çalışırsanız daha doğru şekilde öğrenmiş olursunuz.
Bu videoyu hazırlarken çok fazla ayrıntıya dikkat ederek hazırladım. Bu videoyu lütfen paylaşın. Eşiniz ve çocuğunuza izletin yanlışları var ise düzeltmesine vesile olmuş olun. Mutlaka herkesin yanlış okuduğu bir yer vardır. Kendinizi bu video sayesinde test etmiş olun.
Tekrardan Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Teşekkürler...

Fecr Suresi Diyanet Meali (Fecr Sûresî)

وَالْفَجْرِ. (١)

1-) Tan yerinin ağarmasına andolsun,

وَلَيَالٍ عَشْرٍ. (٢)

2-) On geceye andolsun,

وَالشَّفْعِ وَالْوَتْرِ. (٣)

3-) Çifte ve teke andolsun,

وَاللَّيْلِ إِذَا يَسْرِ. (٤)

4-) Geçip giden geceye andolsun (ki, müşrikler azaba uğrayacaklardır).

هَلْ فِي ذَلِكَ قَسَمٌ لِذِي حِجْرٍ. (٥)

5-) Şüphesiz bunlarda, akıl sahibi bir kimse için üzerine yemin edilmeye değer bir özellik vardır.

أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍ. (٦)

6-) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hûd'un kavmi) Âd'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in kavmi) Semûd'a, kazıklar sahibi Firavun'a ne yaptığını görmedin mi?

إِرَمَ ذَاتِ الْعِمَادِ. (٧)

7-) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hûd'un kavmi) Âd'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in kavmi) Semûd'a, kazıklar sahibi Firavun'a ne yaptığını görmedin mi?

الَّتِي لَمْ يُخْلَقْ مِثْلُهَا فِي الْبِلَادِ. (٨)

8-) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hûd'un kavmi) Âd'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in kavmi) Semûd'a, kazıklar sahibi Firavun'a ne yaptığını görmedin mi?

وَثَمُودَ الَّذِينَ جَابُوا الصَّخْرَ بِالْوَادِ. (٩)

9-) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hûd'un kavmi) Âd'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in kavmi) Semûd'a, kazıklar sahibi Firavun'a ne yaptığını görmedin mi?

وَفِرْعَوْنَ ذِي الْأَوْتَادِ. (١٠)

10-) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hûd'un kavmi) Âd'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in kavmi) Semûd'a, kazıklar sahibi Firavun'a ne yaptığını görmedin mi?

الَّذِينَ طَغَوْا فِي الْبِلَادِ. (١١)

11-) Bunlar şehirlerde azgınlık eden ve oralarda pek çok bozgunculuk çıkaran kimselerdi.

فَأَكْثَرُوا فِيهَا الْفَسَادَ. (١٢)

12-) Bunlar şehirlerde azgınlık eden ve oralarda pek çok bozgunculuk çıkaran kimselerdi.

فَصَبَّ عَلَيْهِمْ رَبُّكَ سَوْطَ عَذَابٍ. (١٣)

13-) Bu yüzden Rabbin onların üzerine azap kamçısı yağdırdı.

إِنَّ رَبَّكَ لَبِالْمِرْصَادِ. (١٤)

14-) Şüphesiz Rabbin, gözetlemededir.

فَأَمَّا الْإِنْسَانُ إِذَا مَا ابْتَلَاهُ رَبُّهُ فَأَكْرَمَهُ وَنَعَّمَهُ فَيَقُولُ رَبِّي أَكْرَمَنِ. (١٥)

15-) İnsan ise; Rabbi onu deneyip de kendisine ikramda bulunduğunda, ona bol bol nimetler verdiğinde, "Rabbim bana ikram etti" der.

وَأَمَّا إِذَا مَا ابْتَلَاهُ فَقَدَرَ عَلَيْهِ رِزْقَهُ فَيَقُولُ رَبِّي أَهَانَنِ. (١٦)

16-) Ama onu deneyip rızkını daraltınca da, "Rabbim beni aşağıladı" der.

كَلَّا بَلْ لَا تُكْرِمُونَ الْيَتِيمَ. (١٧)

17-) Hayır, hayır! Yetime ikram etmiyorsunuz.

وَلَا تَحَاضُّونَ عَلَى طَعَامِ الْمِسْكِينِ. (١٨)

18-) Yoksulu yedirmek konusunda birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.

وَتَأْكُلُونَ التُّرَاثَ أَكْلًا لَمًّا. (١٩)

19-) Haram helâl demeden mirası alabildiğine yiyorsunuz.

وَتُحِبُّونَ الْمَالَ حُبًّا جَمًّا. (٢٠)

20-) Malı da pek çok seviyorsunuz.

كَلَّا إِذَا دُكَّتِ الْأَرْضُ دَكًّا دَكًّا. (٢١)

21-) Hayır, yeryüzü (kıyamet sarsıntısıyla) parça parça olup dağıldığı zaman,

وَجَاءَ رَبُّكَ وَالْمَلَكُ صَفًّا صَفًّا. (٢٢)

22-) Rabbinin buyruğu ve saf saf dizilmiş olarak melekler geldiği ve o gün cehennem getirildiği zaman, işte o gün insan (yaptıklarını birer birer) hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ona nasıl faydası olacak!?

وَجِيءَ يَوْمَئِذٍ بِجَهَنَّمَ يَوْمَئِذٍ يَتَذَكَّرُ الْإِنْسَانُ وَأَنَّى لَهُ الذِّكْرَى. (٢٣)

23-) Rabbinin buyruğu ve saf saf dizilmiş olarak melekler geldiği ve o gün cehennem getirildiği zaman, işte o gün insan (yaptıklarını birer birer) hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ona nasıl faydası olacak!?

يَقُولُ يَا لَيْتَنِي قَدَّمْتُ لِحَيَاتِي. (٢٤)

24-) "Keşke bu hayatım için önceden bir şey yapsaydım" der.

فَيَوْمَئِذٍ لَا يُعَذِّبُ عَذَابَهُ أَحَدٌ. (٢٥)

25-) Artık o gün, Allah'ın edeceği azabı kimse edemez.

وَلَا يُوثِقُ وَثَاقَهُ أَحَدٌ. (٢٦)

26-) Onun vuracağı bağı kimse vuramaz.

يَا أَيَّتُهَا النَّفْسُ الْمُطْمَئِنَّةُ. (٢٧)

27-) (Allah, şöyle der:) "Ey huzur içinde olan nefis!"

ارْجِعِي إِلَى رَبِّكِ رَاضِيَةً مَرْضِيَّةً. (٢٨)

28-) "Sen O'ndan razı, O da senden razı olarak Rabbine dön!"

فَادْخُلِي فِي عِبَادِي. (٢٩)

29-) "(İyi) kullarımın arasına gir."

وَادْخُلِي جَنَّتِي. (٣٠)

30-) "Cennetime gir."

Diğer Sitelerimiz



Arapça Latin harf Arapça okumada zorluk çekenlere kolaylık olması açısından konulmuştur. En kısa zamanda ses dosyaları da eklenecektir.

İletişim