ÖNEMLİDİR - LÜTFEN OKUYUNUZ
Selamlar ben Ferdi Korkmaz, Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Herkesin Arapça öğrenmesi mümkün olmadığından çoğunlukla sureler Türkçe yazılıştan ezberlenmektedir. Bu da bir çok yanlış okumaya sebep olmaktadır. Surelerin Türkçe yazılışlarını Türkçeye en yakın olabilecek şekilde çevirmeye çalıştım. Lütfen her harf nasıl yazıldıysa yazıldığı gibi okumaya özen gösteriniz. Türkçe yazılıştan okurken ses ile takip ederek okumaya çalışırsanız daha doğru şekilde öğrenmiş olursunuz.
Bu videoyu hazırlarken çok fazla ayrıntıya dikkat ederek hazırladım. Bu videoyu lütfen paylaşın. Eşiniz ve çocuğunuza izletin yanlışları var ise düzeltmesine vesile olmuş olun. Mutlaka herkesin yanlış okuduğu bir yer vardır. Kendinizi bu video sayesinde test etmiş olun.
Tekrardan Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Teşekkürler...

Beled Suresi Diyanet Vakfı Meali (Beled Sûresî)

لَا أُقْسِمُ بِهَذَا الْبَلَدِ. (١)

1-) Andolsun bu beldeye ,

وَأَنْتَ حِلٌّ بِهَذَا الْبَلَدِ. (٢)

2-) Ki sen bu beldedesin ,

وَوَالِدٍ وَمَا وَلَدَ. (٣)

3-) Ve andolsun babaya ve ondan meydana gelen çocuğa,

لَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنْسَانَ فِي كَبَدٍ. (٤)

4-) Biz, insanı ( yüzyüze geleceği nice ) zorluklar içinde yarattık.

أَيَحْسَبُ أَنْ لَنْ يَقْدِرَ عَلَيْهِ أَحَدٌ. (٥)

5-) İnsan, hiç kimsenin kendisine güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?

يَقُولُ أَهْلَكْتُ مَالًا لُبَدًا. (٦)

6-) " Pek çok mal harcadım " diyor.

أَيَحْسَبُ أَنْ لَمْ يَرَهُ أَحَدٌ. (٧)

7-) Kimse onu görmedi mi sanıyor?

أَلَمْ نَجْعَلْ لَهُ عَيْنَيْنِ. (٨)

8-) Biz ona iki göz vermedik mi?

وَلِسَانًا وَشَفَتَيْنِ. (٩)

9-) Bir dil ve iki dudak ,

وَهَدَيْنَاهُ النَّجْدَيْنِ. (١٠)

10-) Ona iki yolu ( doğru ve eğriyi ) gösterdik .

فَلَا اقْتَحَمَ الْعَقَبَةَ. (١١)

11-) Fakat o, sarp yokuşu aşamadı.

وَمَا أَدْرَاكَ مَا الْعَقَبَةُ. (١٢)

12-) O sarp yokuş nedir bilir misin?

فَكُّ رَقَبَةٍ. (١٣)

13-) Köle azat etmek,

أَوْ إِطْعَامٌ فِي يَوْمٍ ذِي مَسْغَبَةٍ. (١٤)

14-) Veya açlık gününde yemek yedirmektir,

يَتِيمًا ذَا مَقْرَبَةٍ. (١٥)

15-) Yakınlığı olan bir yetime.

أَوْ مِسْكِينًا ذَا مَتْرَبَةٍ. (١٦)

16-) Veya hiçbir şeyi olmayan yoksula.

ثُمَّ كَانَ مِنَ الَّذِينَ آمَنُوا وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِ وَتَوَاصَوْا بِالْمَرْحَمَةِ. (١٧)

17-) Sonra iman edenlerden, birbirlerine sabrı tavsiye edenlerden ve birbirlerine acımayı öğütleyenlerden olmaktır.

أُولَئِكَ أَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِ. (١٨)

18-) İşte bunlar sağdakilerdir.

وَالَّذِينَ كَفَرُوا بِآيَاتِنَا هُمْ أَصْحَابُ الْمَشْأَمَةِ. (١٩)

19-) Ayetlerimizi inkâr edenler ise işte onlar soldakilerdir,

عَلَيْهِمْ نَارٌ مُؤْصَدَةٌ. (٢٠)

20-) Cezaları, kapıları üzerlerine sımsıkı kapatılmış bir ateştir.

Diğer Sitelerimiz



Arapça Latin harf Arapça okumada zorluk çekenlere kolaylık olması açısından konulmuştur. En kısa zamanda ses dosyaları da eklenecektir.

İletişim