ÖNEMLİDİR - LÜTFEN OKUYUNUZ
Selamlar ben Ferdi Korkmaz, Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Herkesin Arapça öğrenmesi mümkün olmadığından çoğunlukla sureler Türkçe yazılıştan ezberlenmektedir. Bu da bir çok yanlış okumaya sebep olmaktadır. Surelerin Türkçe yazılışlarını Türkçeye en yakın olabilecek şekilde çevirmeye çalıştım. Lütfen her harf nasıl yazıldıysa yazıldığı gibi okumaya özen gösteriniz. Türkçe yazılıştan okurken ses ile takip ederek okumaya çalışırsanız daha doğru şekilde öğrenmiş olursunuz.
Bu videoyu hazırlarken çok fazla ayrıntıya dikkat ederek hazırladım. Bu videoyu lütfen paylaşın. Eşiniz ve çocuğunuza izletin yanlışları var ise düzeltmesine vesile olmuş olun. Mutlaka herkesin yanlış okuduğu bir yer vardır. Kendinizi bu video sayesinde test etmiş olun.
Tekrardan Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Teşekkürler...

Ala Suresi (A'lâ Sûresî) okunuşu ve anlamı

سَبِّحِ اسْمَ رَبِّكَ الْأَعْلَى (١)

1-)

Diyanet: Yüce Rabbinin adını tespih et.

Diyanet Vakfı: Yüce Rabbinin adını,

E. Hamdi Yazır: Rabbinin yüce adını tesbih et.

الَّذِي خَلَقَ فَسَوَّى (٢)

2-)

Diyanet: O, yaratıp şekillendiren, âhenk veren ve düzene koyandır.

Diyanet Vakfı: Yaratıp düzene koyan,

E. Hamdi Yazır: Yaratıp düzene koyan O'dur.

وَالَّذِي قَدَّرَ فَهَدَى (٣)

3-)

Diyanet: O, (her şeyi) ölçüyle yapıp yönlendirendir.

Diyanet Vakfı: Takdir edip yol gösteren,

E. Hamdi Yazır: Takdir edip hidayeti gösteren O'dur.

وَالَّذِي أَخْرَجَ الْمَرْعَى (٤)

4-)

Diyanet: O, yeşil bitki örtüsünü çıkaran, sonra da onları çürüyüp kararmış çör çöpe çevirendir.

Diyanet Vakfı: (Topraktan) yeşil otu çıkaran,

E. Hamdi Yazır: Otlağı çıkaran,

فَجَعَلَهُ غُثَاءً أَحْوَى (٥)

5-)

Diyanet: O, yeşil bitki örtüsünü çıkaran, sonra da onları çürüyüp kararmış çör çöpe çevirendir.

Diyanet Vakfı: Sonra da onu kapkara bir sel artığına çeviren yüce Rabbinin adını tesbih (ve takdis) et.

E. Hamdi Yazır: Sonra da onu karamsı bir sel köpüğü haline getiren O'dur.

سَنُقْرِئُكَ فَلَا تَنْسَى (٦)

6-)

Diyanet: Sana Kur'an'ı okutacağız ve sen onu unutmayacaksın.

Diyanet Vakfı: Sana (Kur an'ı) okutacağız; sen hiç unutmayacaksın.

E. Hamdi Yazır: Bundan böyle sana Kur'ân'ı okutacağız da unutmayacaksın.

إِلَّا مَا شَاءَ اللَّهُ إِنَّهُ يَعْلَمُ الْجَهْرَ وَمَا يَخْفَى (٧)

7-)

Diyanet: Ancak Allah'ın dilediği başka. Şüphesiz O, açık olanı da bilir, gizliyi de.

Diyanet Vakfı: Artık Allah'ın dilediği hariç, Şüphesiz Allah, açığı ve gizleneni bilir.

E. Hamdi Yazır: Yalnız Allah'ın dilediği başkadır. Çünkü o açığı da bilir, gizliyi de.

وَنُيَسِّرُكَ لِلْيُسْرَى (٨)

8-)

Diyanet: Biz seni en kolay olana kolayca ileteceğiz.

Diyanet Vakfı: Seni en kolaya muvaffak kılacağız.

E. Hamdi Yazır: Seni en kolay yola muvaffak kılacağız.

فَذَكِّرْ إِنْ نَفَعَتِ الذِّكْرَى (٩)

9-)

Diyanet: O hâlde, eğer öğüt fayda verirse, öğüt ver.

Diyanet Vakfı: O halde eğer öğüt fayda verirse öğüt ver.

E. Hamdi Yazır: Onun için öğüt ver, eğer öğüt fayda verirse.

سَيَذَّكَّرُ مَنْ يَخْشَى (١٠)

10-)

Diyanet: Allah'a karşı derin saygı duyarak O'ndan korkan öğüt alacaktır.

Diyanet Vakfı: (Allah'tan) korkan öğütten yararlanacak.

E. Hamdi Yazır: Saygısı olan öğüt alacaktır.

وَيَتَجَنَّبُهَا الْأَشْقَى (١١)

11-)

Diyanet: En büyük ateşe girecek olan en bedbaht kimse (kâfir) ise, öğüt almaktan kaçınır.

Diyanet Vakfı: Kötü kimse ise öğütten kaçınacaktır.

E. Hamdi Yazır: Pek bedbaht olan da ondan kaçınacaktır.

الَّذِي يَصْلَى النَّارَ الْكُبْرَى (١٢)

12-)

Diyanet: En büyük ateşe girecek olan en bedbaht kimse (kâfir) ise, öğüt almaktan kaçınır.

Diyanet Vakfı: O ki,en büyük ateşe girecektir.

E. Hamdi Yazır: O ki, en büyük ateşe girecektir.

ثُمَّ لَا يَمُوتُ فِيهَا وَلَا يَحْيَى (١٣)

13-)

Diyanet: Sonra orada ne ölür (kurtulur), ne de (rahat bir hayat) yaşar.

Diyanet Vakfı: Sonra o, ateşte ne ölür ne de yaşar.

E. Hamdi Yazır: Sonra ne ölecek onda, ne de hayat bulacaktır.

قَدْ أَفْلَحَ مَنْ تَزَكَّى (١٤)

14-)

Diyanet: Arınan ve Rabbinin adını anıp, namaz kılan kimse mutlaka kurtuluşa erer.

Diyanet Vakfı: Doğrusu feraha ermiştir temizlenen,

E. Hamdi Yazır: Doğrusu felah buldu (günahtan) temizlenen.

وَذَكَرَ اسْمَ رَبِّهِ فَصَلَّى (١٥)

15-)

Diyanet: Arınan ve Rabbinin adını anıp, namaz kılan kimse mutlaka kurtuluşa erer.

Diyanet Vakfı: Rabbinin adını anıp O'na kulluk eden.

E. Hamdi Yazır: Rabbinin adını anıp namaz kılan.

بَلْ تُؤْثِرُونَ الْحَيَاةَ الدُّنْيَا (١٦)

16-)

Diyanet: Fakat sizler dünya hayatını tercih ediyorsunuz.

Diyanet Vakfı: Fakat siz (ey insanlar! ) dünya hayatını tercih ediyorsunuz.

E. Hamdi Yazır: Fakat siz dünya hayatını tercih ediyorsunuz.

وَالْآخِرَةُ خَيْرٌ وَأَبْقَى (١٧)

17-)

Diyanet: Oysa âhiret, daha hayırlı ve süreklidir.

Diyanet Vakfı: Oysa ahiret daha hayırlı daha devamlıdır.

E. Hamdi Yazır: Oysa ahiret daha hayırlı ve daha kalıcıdır.

إِنَّ هَذَا لَفِي الصُّحُفِ الْأُولَى (١٨)

18-)

Diyanet: Şüphesiz bu hükümler ilk sayfalarda, İbrahim ve Mûsâ'nın sayfalarında da vardır.

Diyanet Vakfı: Şüphesiz bu (anlatılanlar), önceki kitaplarda, vardır.

E. Hamdi Yazır: Kuşkusuz bu ilk sahifelerde vardır,

صُحُفِ إِبْرَاهِيمَ وَمُوسَى (١٩)

19-)

Diyanet: Şüphesiz bu hükümler ilk sayfalarda, İbrahim ve Mûsâ'nın sayfalarında da vardır.

Diyanet Vakfı: İbrahim ve Musa'nın kitaplarında.

E. Hamdi Yazır: İbrahim ve Musa'nın sahifelerinde.

Diğer Sitelerimiz



Arapça Latin harf Arapça okumada zorluk çekenlere kolaylık olması açısından konulmuştur. En kısa zamanda ses dosyaları da eklenecektir.

İletişim