Nuh Suresi Elmalılı Hamdi Yazır Meali (Nûh Sûresî)

Nuh Suresi / 1

١. إِنَّا أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَى قَوْمِهِ أَنْ أَنْذِرْ قَوْمَكَ مِنْ قَبْلِ أَنْ يَأْتِيَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

Gerçekten biz Nûh'u kavmine gönderdik, "kavmine acı bir azap gelmezden önce onları uyar" diye.

Nuh Suresi / 2

٢. قَالَ يَا قَوْمِ إِنِّي لَكُمْ نَذِيرٌ مُبِينٌ

Dedi ki, "ey kavmim! Gerçekten ben size açık bir uyarıcıyım".

Nuh Suresi / 3

٣. أَنِ اعْبُدُوا اللَّهَ وَاتَّقُوهُ وَأَطِيعُونِ

Şöyle ki, "Allah'a kulluk edin, ondan korkun ve bana itaat edin."

Nuh Suresi / 4

٤. يَغْفِرْ لَكُمْ مِنْ ذُنُوبِكُمْ وَيُؤَخِّرْكُمْ إِلَى أَجَلٍ مُسَمًّى إِنَّ أَجَلَ اللَّهِ إِذَا جَاءَ لَا يُؤَخَّرُ لَوْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ

"Günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir süreye kadar ertelesin. Kuşkusuz Allah'ın takdir ettiği süre gelince ertelenmez. Eğer bilseydiniz.." (inanırdınız).

Nuh Suresi / 5

٥. قَالَ رَبِّ إِنِّي دَعَوْتُ قَوْمِي لَيْلًا وَنَهَارًا

Nûh dedi ki: "Ey Rabbim! Ben kavmimi gece gündüz davet ettim."

Nuh Suresi / 6

٦. فَلَمْ يَزِدْهُمْ دُعَائِي إِلَّا فِرَارًا

"Fakat benim çağırmam, onların sadece kaçmalarını artırdı."

Nuh Suresi / 7

٧. وَإِنِّي كُلَّمَا دَعَوْتُهُمْ لِتَغْفِرَ لَهُمْ جَعَلُوا أَصَابِعَهُمْ فِي آذَانِهِمْ وَاسْتَغْشَوْا ثِيَابَهُمْ وَأَصَرُّوا وَاسْتَكْبَرُوا اسْتِكْبَارًا

"Ben onları senin bağışlaman için her davet ettiğimde, onlar parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerine büründüler, ısrar ettiler, kibirlendikçe kibirlendiler."

Nuh Suresi / 8

٨. ثُمَّ إِنِّي دَعَوْتُهُمْ جِهَارًا

"Sonra ben onları açık açık çağırdım."

Nuh Suresi / 9

٩. ثُمَّ إِنِّي أَعْلَنْتُ لَهُمْ وَأَسْرَرْتُ لَهُمْ إِسْرَارًا

"Sonra hem ilan ederek söyledim onlara, hem gizli gizli. "

Nuh Suresi / 10

١٠. فَقُلْتُ اسْتَغْفِرُوا رَبَّكُمْ إِنَّهُ كَانَ غَفَّارًا

"Gelin, dedim, Rabbinizin sizi bağışlamasını isteyin. Çünkü o çok bağışlayıcıdır."

Nuh Suresi / 11

١١. يُرْسِلِ السَّمَاءَ عَلَيْكُمْ مِدْرَارًا

"Üzerinize gökten bol yağmur yağdırsın."

Nuh Suresi / 12

١٢. وَيُمْدِدْكُمْ بِأَمْوَالٍ وَبَنِينَ وَيَجْعَلْ لَكُمْ جَنَّاتٍ وَيَجْعَلْ لَكُمْ أَنْهَارًا

"Mallar ve oğullar vererek sizin imdadınıza koşsun. Sizin için bahçeler yapsın, ırmaklar yapsın."

Nuh Suresi / 13

١٣. مَا لَكُمْ لَا تَرْجُونَ لِلَّهِ وَقَارًا

"Niçin siz Allah'a bir vakar yakıştıramıyorsunuz?"

Nuh Suresi / 14

١٤. وَقَدْ خَلَقَكُمْ أَطْوَارًا

"Oysa o sizi aşama aşama yaratmıştır."

Nuh Suresi / 15

١٥. أَلَمْ تَرَوْا كَيْفَ خَلَقَ اللَّهُ سَبْعَ سَمَاوَاتٍ طِبَاقًا

"Görmediniz mi Allah yedi göğü uygun tabakalar halinde nasıl yaratmış?"

Nuh Suresi / 16

١٦. وَجَعَلَ الْقَمَرَ فِيهِنَّ نُورًا وَجَعَلَ الشَّمْسَ سِرَاجًا

Ve Ay'ı bunların içinde bir nur yapmış, güneşi de bir lamba kılmış.

Nuh Suresi / 17

١٧. وَاللَّهُ أَنْبَتَكُمْ مِنَ الْأَرْضِ نَبَاتًا

Allah sizi yerden bir bitki bitirir gibi bitirdi.

Nuh Suresi / 18

١٨. ثُمَّ يُعِيدُكُمْ فِيهَا وَيُخْرِجُكُمْ إِخْرَاجًا

Sonra sizi tekrar oraya geri çevirecek ve tekrar çıkaracaktır.

Nuh Suresi / 19

١٩. وَاللَّهُ جَعَلَ لَكُمُ الْأَرْضَ بِسَاطًا

Allah sizin için yeri bir yaygı yapmıştır.

Nuh Suresi / 20

٢٠. لِتَسْلُكُوا مِنْهَا سُبُلًا فِجَاجًا

Ki, ondan açılan geniş geniş yollarda gidesiniz.

Nuh Suresi / 21

٢١. قَالَ نُوحٌ رَبِّ إِنَّهُمْ عَصَوْنِي وَاتَّبَعُوا مَنْ لَمْ يَزِدْهُ مَالُهُ وَوَلَدُهُ إِلَّا خَسَارًا

Nûh dedi ki: "Ey Rabbim! Onlar bana isyan ettiler; malı ve çocuğu hüsrandan başka bir şeyini artırmayan kimsenin ardına düştüler."

Nuh Suresi / 22

٢٢. وَمَكَرُوا مَكْرًا كُبَّارًا

"Büyük büyük tuzaklar kurdular."

Nuh Suresi / 23

٢٣. وَقَالُوا لَا تَذَرُنَّ آلِهَتَكُمْ وَلَا تَذَرُنَّ وَدًّا وَلَا سُوَاعًا وَلَا يَغُوثَ وَيَعُوقَ وَنَسْرًا

Dediler ki: "Sakın tanrılarınızı bırakmayın, ne Vedd'i, ne Suva'ı ve ne de Yeğus'u, Yeûk'u ve Nesr'i."

Nuh Suresi / 24

٢٤. وَقَدْ أَضَلُّوا كَثِيرًا وَلَا تَزِدِ الظَّالِمِينَ إِلَّا ضَلَالًا

Çok kişiyi yoldan saptırdılar. Sen de o zalimlerin sadece şaşkınlıklarını artır.

Nuh Suresi / 25

٢٥. مِمَّا خَطِيئَاتِهِمْ أُغْرِقُوا فَأُدْخِلُوا نَارًا فَلَمْ يَجِدُوا لَهُمْ مِنْ دُونِ اللَّهِ أَنْصَارًا

Hatalarından dolayı boğuldular, ateşe sokuldular, kendilerine Allah'a karşı yardımcılar da bulamadılar.

Nuh Suresi / 26

٢٦. وَقَالَ نُوحٌ رَبِّ لَا تَذَرْ عَلَى الْأَرْضِ مِنَ الْكَافِرِينَ دَيَّارًا

Nûh dedi ki: "Yeryüzünde kafirlerden bir tek kişi bırakma."

Nuh Suresi / 27

٢٧. إِنَّكَ إِنْ تَذَرْهُمْ يُضِلُّوا عِبَادَكَ وَلَا يَلِدُوا إِلَّا فَاجِرًا كَفَّارًا

"Zira sen onları bırakırsan kullarını yoldan çıkarırlar ve sadece ahlâksız ve kâfir çocuklar doğururlar."

Nuh Suresi / 28

٢٨. رَبِّ اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِمَنْ دَخَلَ بَيْتِيَ مُؤْمِنًا وَلِلْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَلَا تَزِدِ الظَّالِمِينَ إِلَّا تَبَارًا

"Ey Rabbim! Bana, babama, anama, mümin olarak evime girene ve bütün inanmış erkek ve kadınlara mağfiret buyur. Zalimlerin de sadece helakini artır."


Arapça Latin harf Arapça okumada zorluk çekenlere kolaylık olması açısından konulmuştur. En kısa zamanda ses dosyaları da eklenecektir.

İletişim