Mâ'ûn Suresi Meali

Mâ'ûn Suresi / 1

أَرَأَيْتَ الَّذِي يُكَذِّبُ بِالدِّينِ

Era’eytellezî yukezzibu biddîn.

Diyanet: Gördün mü, o hesap ve ceza gününü yalanlayanı!

Diyanet Vakfı: Dini yalanlayanı gördün mü?

E. Hamdi Yazır: Dini yalanlayanı gördün mü?

Mâ'ûn Suresi / 2

فَذَلِكَ الَّذِي يَدُعُّ الْيَتِيمَ

Fezâlikellezî, yedu’ulyetîm.

Diyanet: İşte o, yetimi itip kakan,

Diyanet Vakfı: İşte o, yetimi itip kakar;

E. Hamdi Yazır: İşte o, öksüzü iter, kakar.

Mâ'ûn Suresi / 3

وَلَا يَحُضُّ عَلَى طَعَامِ الْمِسْكِينِ

Ve lâ yehuddu alâ ta’âmilmiskîn.

Diyanet: Yoksula yedirmeyi özendirmeyen kimsedir.

Diyanet Vakfı: Yoksulu doyurmaya teşvik etmez;

E. Hamdi Yazır: Yoksulu doyurmaya önayak olmaz.

Mâ'ûn Suresi / 4

فَوَيْلٌ لِلْمُصَلِّينَ

Feveylun lilmusallîn.

Diyanet: Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki,

Diyanet Vakfı: Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki,

E. Hamdi Yazır: Vay haline o namaz kılanların ki,

Mâ'ûn Suresi / 5

الَّذِينَ هُمْ عَنْ صَلَاتِهِمْ سَاهُونَ

Ellezîne hum an salâtihim sâhûn.

Diyanet: Onlar namazlarını ciddiye almazlar.

Diyanet Vakfı: Onlar namazlarını ciddiye almazlar.

E. Hamdi Yazır: Kıldıkları namazın değerine aldırış etmezler.

Mâ'ûn Suresi / 6

الَّذِينَ هُمْ يُرَاءُونَ

Ellezîne hum yurâûne.

Diyanet: Onlar (namazlarıyla) gösteriş yaparlar.

Diyanet Vakfı: Onlar gösteriş yapanlardır,

E. Hamdi Yazır: Gösteriş yaparlar onlar,

Mâ'ûn Suresi / 7

وَيَمْنَعُونَ الْمَاعُونَ

Ve yemne’ûnelmâ’ûn.

Diyanet: Ufacık bir yardıma bile engel olurlar.

Diyanet Vakfı: Ve hayra da mâni olurlar.

E. Hamdi Yazır: Ve yardımlığı sakınırlar (zekatı vermezler).


Arapça Latin harf Arapça okumada zorluk çekenlere kolaylık olması açısından konulmuştur. En kısa zamanda ses dosyalarıda eklenecektir. Sesli şekilde dinleyip ezber yapabilir yada eksiklerinizi tamamlayabilirsiniz.